İçeriğe geç

Vergi Kanunları Yorum Türleri


VERGİ KANUNLARININ ANLAM BAKIMINDAN UYGULANMASI (YORUMU)

ü  Somut olan işleme/olaya soyut olan hukuk normunu uygulamak yorumdur.
ü  Yorum ile kanunun sözünü ve özünü anlamlandırırız
ü  Yorum çeşitleri, yorumu yapana göre ve yöntemlere göre iki grupta incelenir.

YORUM TÜRLERİ

Yasama Yorumu 

ü  Yasama organınca yapılan yorumdur.
ü  Bu yorum türü 1961 Anayasası’ndan sonrakanun koyucunun bağımsız yargı organlarını etkilemelerini önlemek amacıyla kaldırılmıştır.

İdari(Yönetsel) Yorum

ü  Vergi idaresinceyapılan yorumdur.

Yargısal Yorum

ü  Yargı kuruluşlarınca yapılan yorumdur.
ü  AYM ve İçtihadı Birleştirme kararlarındaki yorumlar bağlayıcıdır.

Bilimsel Yorum

ü  Bilim adamlarınca yapılan yorumlardır. Bağlayıcı değildir.

YORUM YÖNTEMLERİ

Deyimsel Yorum (Lafzi, Sözsel, Teknik, Sistematik Yorum)

ü  Kanun hükümlerindeki kelimelerin dildeki anlamları araştırılır.
ü  Yalnız başına kullanıldığında yanlış sonuçlar verebilir.
Amaçsal Yorum (Gayi, Amaca Uygun, Mantıki, Ruhsal Yorum)
ü  Günün koşulları ve toplumun ihtiyaçlarının neyi gerektirdiğinebakılır.
ü  Kanun hükmü yorumla genişletilemez, daha doğrusu bu genişletme “kıyas”a varamaz.
ü  Kıyas sayılacak yorum geçersizdir.

KONUYLA İLGİLİ DİĞER KAVRAMLAR

KIYAS

ü  Yorum, bir hukuk kuralının olaya en uygun anlamını saptamayı amaçlar.
ü  Kıyas ise nedenlerdeki benzerliğe dayanarak, öngörülen bir kuralın kanun koyucu tarafından öngörülmüş olmayan bir olaya uygulanmasıdır. Yani kanunun anlamını ortaya koyabilmek için değil kanundaki boşlukları doldurmak için yapılan genişletici bir işlemdir.
ü  Vergi hukukunda ceza hukukunda olduğu gibi kıyasa yer yoktur. 
ü  Verginin kanuniliği ve hukuki güvenlik ilkeleri buna engeldir.

ATIF (YOLLAMA)

ü  Kanunun belirli bir konuda hüküm getirmediğinde diğer bir kanun hükmüne yollamada bulunmasıdır. Yollama yapılan kanun hükmü, o kanunun bir hükmü gibi uygulanma olanağı bulur.
ü  Bazı hallerde vergi kanunlarında diğer kanunlara açık yollama yapılmaksızın bazı kavramların kullanıldığı görülür. Ör:hibe, sözleşme, intifa, şirket gibi. Buna zımni ya da gizli atıf denir.

BOŞLUK DOLDURMA

ü  MK m.1’de yargıca, kanunda hüküm bulunmayan hallerde kendini kanun koyucu yerine koyarak hüküm koyma yetkisi tanınmıştır.  
ü  Vergi hukuku alanında bu uygulamaya yetki veren böyle açık bir kanun hükmü yoktur.

EKONOMİK YAKLAŞIM

ü  Vergiyi doğuran olayın saptanmasında ve vergi kanunu hükümlerinin yorumlanmasında hukuksal biçimlerin aşılarak gerçek ekonomik nitelik ve içeriklerin esas alınmasıdır.
ü  Vergiyi doğuran olayın ekonomik niteliği ve işlerliğine göre saptanmasına ve değerlendirilmesine ekonomik irdelemedenir.
ü  Vergiyi doğuran olaya uygulanacak hukuk kuralının ekonomik gerçekler göz önüne alınarak saptanması ise ekonomik yorumdur.

VERGİ PEÇELEMESİ

ü  Medeni hukuk kurumlarını ya da sözleşme şekillerini mahir bir kullanışla vergi borcunu azaltma eylemine vergi peçelemesi ya da vergide kaçamak denir.
ü  Bu eylemden doğan sözleşme peçeleme sözleşmesidir. Medeni hukuk yönünden geçerli olmasına rağmen vergiyi azaltmaya yönelmişse vergi hukukunca geçerli olmayacaktır.
ü  Ör: Danıştay, karı koca arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle taşınmaz malları birbirine devretmelerini veraset ve intikal vergisini kaçırmaya yönelik peçeleme sözleşmesi sayar.

TİPİKLİK/TİPLEŞTİRME

ü  Hukukta somut maddi olayın soyut hukuk kuralına uygun olmasına tipiklik denir.
ü  Yasa koyucunun çok sayıda somut olayı yakından izleyerek en uygun tip soyut kural koyduğunda o kuralın uygulanması daha sorunsuz olacaktır.

EVLEVİYET(YEĞLEME)

ü  Çoğun içinde azın da bulunacağı, bütün için geçerli olanın onun parçaları için de geçerli olacağı mantığına dayanır.
ü  Ör: Yolcu taşımak için kullanılan araç basit usulde vergilendirildiğine göre onun daha azını ifade eden traktörle yolcu taşınması da basit usulde vergilendirilmelidir.

AKSİ İLE KANIT

ü  Karşıt kavramlardan sonuca ulaşma yoludur. Hakkında hüküm bulunmayan bir olay hakkında karar verebilmek için onun zıttı olan düzenlemeden yararlanılarak sonuca varılır.
ü  Ör: Gelir vergisinin “gelir elde eden gerçek kişileri vergilendirdiğine” ilişkin hükmüne aksi ile kanıt kuralını uygulayacak olursak “gelir elde etseler bile tüzel kişilerin gelir vergisi mükellefi olmadıkları” sonucu çıkarılır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir