İçeriğe geç

Vergi Hukuku Soruları – Vergi Hukuku Final/Vize Soruları

Vergi Hukuku Çıkmış Sorular ve Cevapları(Vize/Final)

1. Aşağıdaki kavramlar arasındaki farkları yazınız.
Verginin tahakkuku Verginin kesinleşmesi
Spesifik matrah Advalorem matrah
Genel tebliğ Verginin tebliği
Muafiyet İstisna
Kanun Hükmünde Kararname Bakanlar Kurulu Kararı
Hukuk Mevzuat
1. Grup Genel Tebliğler 2. Grup Genel Tebliğler
Gümrük sınırlar Siyasal sınırlar
Mükellef – Vergi sorumlusu
Vekil – Vergi sorumlusu
Verginin tahakkuku – Verginin kesinleşmesi
1. fark: Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir. Verginin kesinleşmesi ise, mükellef için tüm kanuni yollara başvuru olanağının sona ermesidir.
Spesifik matrah – Advalorem matrah
1. fark: Spesifik matrah, matrahı, sayı, adet, metre, metreküp, litre, kilo vb. fiziksel miktarlarla ifade edilen vergilere spesifik vergiler denir. Advalorem matrah ise, matrahı, fiyat, değer, gelir, bedel vb. genellikle para ile ifade edilen vergilerdir.
2. fark: Günümüzde vergi sistemlerinde spesifik matrahlara çok az yer verilmektedir. Çünkü bunlar donmuş matrahlar olup mal ve eşyanın değer artışlarını izleyememektedir. Oysa advalorem matrahlar değer ve fiyat artışlarına göre vergi veriminin kendiliğinden artmasını sağlamaktadır.
3. fark: Advalorem vergiler, spesifik vergilere göre daha çağdaştır.
Genel tebliğ – Verginin tebliği
1. fark: Genel tebliğ, hukuki bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın, yasa ve yöntemine uygun bir biçimde yazı ile veya ilanla yaptığı bildirim işlemidir. Verginin tebliği ise, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe ya da ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Muafiyet – İstisna
1. fark: Muafiyet, aslında vergi yükümlüsü olması gereken bir gerçek veya tüzel kişinin, kanunun açık hükmüne uyarak vergi dışı bırakılmasıdır. İstisna ise, aslında vergiye tabi olunması gereken bir vergi konusunun yine kanunun açık hükmü uyarınca vergilendirilmemesi halidir.
2. fark: Muafiyet kişiler ya da mükellefler için, istisna ise aslında vergiye tabi olması gereken bir vergi konusu için kullanılmaktadır.
Bakanlar kurulu kararı ile KHK nitelik itibariyle farklıdır.
KHK
Kanun niteliğinde olup, kanun yapma yetkisini elinde bulunduran yasama organının verdiği yetkiyle çıkarılabilir.
Anayasaya aykırılığı halinde, Anayasa Mahkemesinde dava açılabilir.
Yasama organı reddederse yürürlükten kalkar.
BKK
Anayasa ve kanunlara uygun olarak yürütme yetkisini kullanır.
Aykırılık olursa Danıştay’a iptal davası açılabilir.
BKK için bir yetki kanunu çıkarılmasına gerek yoktur.
Kararname çıkarmak için bir süre sınırı yoktur.
Çıkarılan kararname ya da kararın yasama organının onayına sunmak gerekmemektedir.
KHK’nın vergi hukukundaki yeri:
Anayasanın 91. maddesine göre, TBMM, Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verebilir. Fakat Bakanlar Kurulu her konuda KHK çıkaramaz. (91. maddeye göre; temel haklar, kişi hakları ve ödevleri, siyasi haklar ve ödevler konularında KHK çıkarılamaz.)
Anayasanın 73. maddesine göre, vergi ödevi siyasi haklar içinde olduğundan vergiler konusunda da KHK çıkarılamaz. Bu durumda KHK vergi hukukunun kaynağı olmayacaktır.
Ancak bu kurala anayasanın 121. ve 122. maddeleri ile istisna getirilmiştir. Olağanüstü hallerde (savaş, sıkıyönetim, seferberlik) Bakanlar Kurulu, vergi konusunda KHK çıkarabilir. Bu durumda KHK vergi hukukunun zorunlu kaynağı olmuştur.
Mevzuat – Hukuk
1. fark: Mevzuat, yürürlükte bulunan yazılı hukuk kurallarının bütünüdür. Bu anlamda vergi mevzuatı, vergi konusunda yürürlükte bulunan kanun-tüzük-yönetmelik gibi yazılı hukuk kurallarından oluşmaktadır. Mevzuatta olması gereken ve yazısız hukuk yoktur. Hukuk ise, mevzuat dediğimiz yazılı hukuk kurallarını da inceleme konusu yapan bir bilimdir. Kendine özgü kavramları ve yöntemleri vardır.
1. Grup Genel Tebliğler – 2. Grup Genel Tebliğler
1.fark: 1. Grup Genel Tebliğler, vergi kanunlarının Maliye Bakanlığı’na tanıdığı düzenleme yetkisine dayanılarak çıkarılmaktadır. 2. Grup Genel Tebliğler ise, Maliye Bakanlığı’nın, bakanlık örgütüne yönelik olarak yayımladığı vergi kanunlarını açıklayıcı ve yorumlayıcı nitelikle metinlerdir.
2. fark: 1. Grup Genel Tebliğler vergi hukukunun zorunlu temel kaynağıdır. 2.Grup genel tebliğler ise yeni bir hukuk getirmezler. Vergi hukukunun temel kaynağı değildir, yardımcı kaynağı niteliğindedir.
Gümrük sınırlar – Siyasal sınırlar
1. fark: Sınırlar içinde kalan bazı alanların (serbest bölge, serbest liman, antrepo vb.) mali yükümlülükler açısından ülke dışı sayılmasıdır.
Mükellef – Vergi sorumlusu
1 fark: Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu ise, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi idaresine karşı muhatap olan kişidir.
2. fark: Bir kişinin vergi mükellefi olabilmesi için, vergiyi doğuran olayın mükellefin şahsında ortaya çıkması ve borcunu kendi malvarlığından ödemek zorunda olması gerekmektedir. Vergi sorumlusu ise verginin borçlusu olmayan ancak asıl vergi borçlusunun vergi borcunu ödemek zorunda olan kişidir.
Vekil – Vergi sorumlusu
1. fark: Vekil, bir kimsenin kendi adına iş görmesi için yetki verdiği kimsedir. Vergi sorumlusu ise, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi idaresine karşı muhatap olan kişidir.
2. fark: Vergi sorumlusu vergi idaresinin muhatabıdır. Vekil ise değildir, şeklen bazı görevleri yerine getirir.
2. Vergi hukukunun yardımcı kaynakları nelerdir?
2. Grup Genel Tebliğler
Özelgeler
Genelgeler
Genel yazılar
Sirküler
Diğer yargı kararları
Bilimsel görüşler
Tüzük
Yönetmelik
Nasıl yürürlükten kalkarlar?
a) Diğer bir kanunla, açık ve zımni şekilde yürürlükten kalkabilirler. Yani yeni kanunun eski kanunu yürürlükten kaldırması veya kanunların biri genel diğeri özelse; özel kanun genel kanunu kendi uygulama alanı bakımından yürürlükten kaldırır.
b) Yargı kuruluşlarının kararlarıyla yürürlükten kalkabilirler.
c) Süreli olarak çıkarılan bir kanun, o sürenin dolması nedeniyle kendiliğinden yürürlükten kalkabilir.
3. Uluslararası vergi anlaşmalarının yapılmasının nedenlerini yazınız.
Devletler;
Çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması ya da hafifletilmesi
Uluslararası vergi kaçakçılığının ve vergiden kaçınmanın önlenmesi
Vergi idarelerinin, vergi tahakkuku ve tahsilinde etkinliğinin artırılması
Vergi yasalarının uyumlaştırılması
Uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırma gibi nedenlerle aralarında anlaşmalar yapmaktadırlar.
4. Vergi hukukunun zorunlu kaynakları nelerdir?
Anayasa
Anayasa mahkemesi kararları
Kanunlar
Uluslararası vergi anlaşmaları
KHK
BKK (Bakanlar Kurulu Kararları)
İçtihadı Birleştirme Kurulu kararları
1. Grup Genel Tebliğler
Örf ve adetler (yasa açıkça gönderme yapmışsa)
Nasıl yürürlükten kalkarlar?
a) Diğer bir kanunla, açık ve zımni şekilde yürürlükten kalkabilirler. Yani yeni kanunun eski kanunu yürürlükten kaldırması veya kanunların biri genel diğeri özelse; özel kanun genel kanunu kendi uygulama alanı bakımından yürürlükten kaldırır.
b) Yargı kuruluşlarının kararlarıyla yürürlükten kalkabilirler.
c) Süreli olarak çıkarılan bir kanun, o sürenin dolması nedeniyle kendiliğinden yürürlükten kalkabilir.
5. Aşağıdaki kavramları açıklayınız ve İngilizce karşılıklarını yazınız.
a) Vergi Sistemi
b) Dışsallık
c) Mevzuat
d) Parafiskal gelirler
a) Vergi sistemi: Bir ülkede yasalarla yürürlüğe konmuş olan tüm vergi, resim ve harçların oluşturduğu uyumlu tümlük ile bunların düzenli uygulanmasıdır.
İngilizcesi: Tax Law – Steurrecht
b) Dışsallık: Bir malın üretiminin veya tüketiminin, o malın satıcıları ve alıcıları dışındaki üçüncü kişilere bir maliyet yüklemesine veya bir fayda sağlamasına denir.
Pozitif ve negatif dışsallık olarak ikiye ayrılır.
İngilizcesi: Externality
c) Mevzuat: Yürürlükte bulunan yazılı hukuk kurallarının bütünüdür.
Vergi mevzuatı; vergi konusunda yürürlükte bulunan kanun, tüzük, yönetmelik gibi yazılı hukuk kurallarıdır.
İngilizcesi: Tax Legislation
d) Parafiskal gelirler (vergi benzeri gelirler): Devletin kendilerine verdiği yetkiye dayanarak ticaret odası, tabipler odası gibi kamu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşları tarafından tahsil edilen ancak devlet bütçesine dahil edilmeyen kamu geliri türüdür.
Parafiskal gelirlerin vergiye benzeyen yönü, bunların vergi gibi cebri bir yükümlülük olmasıdır.
İngilizcesi: Tax System
6. Vergilendirme yetkisi nedir?
Vergilendirme yetkisi dar anlamda, sadece vergi koymaya ilişkin yetkiyi ifade eder. Geniş anlamda ise, devletin kamu gelirlerini karşılamak üzere gerçek ve tüzel kişiler üzerine koyduğu her çeşit mali yükümlülüğe ilişkin yetkiyi kapsar. 
a) Hangi kurumlara aittir?
Vergilendirme yetkisi dar anlamda tanımlandığında kural olarak yasamaya aittir, istisnai olarak yürütmeye devredilebilir. Geniş anlamda tanımlandığında Maliye Bakanlığı da devreye girer. Uluslararası kuruluşların da vergilendirme yetkisi olabilir.
b) Bu kurumlar yetkilerini hangi hukuk kaynaklarıyla kullanırlar?
Yasama  ->    Kanunla
Yürütme   ->     BK. Kararları ve KHK
Maliye Bakanlığı   ->    1. Grup Genel Tebliğler
Uluslararası kurumlar  ->     Uluslararası vergi anlaşmaları
7. Vergiyi doğran olay nedir? Neden önemlidir?
Vergiyi doğuran olay, verginin konusu ile verginin mükellefi arasında bağlantı kurulmasını sağlayan olaydır. Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması vergilendirmeyi etkilemez.
Önemi: Devletin vergi alma hakkı vergiyi doğuran olay ile başlar. Bu nedenle vergiyi doğuran olay, her şeyden önce vergi döneminin tespitinde büyük öneme sahiptir. Vergiyi doğuran olayın ortaya çıkmasıyla birlikte, mükellef ve vergi dairesine bazı ödevler düşer. Örneğin, mükellef bakımından, bu olayın ortaya çıkmasından sonra beyanname verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Vergi dairesi de vergiyi doğuran olay üzerine, hukuken doğmuş olan alacağını tahsil edebilmek için, tarh, tebliğ ve tahsil gibi işlemlere başvurur. Vergi doğuran olay, vergi alacağının ortadan kalkması sırasında da etkisini gösterir.
8. Vergi hukukunda süre kavramı ve türleri nelerdir?
Süre, herhangi bir işlemin yapılması için belirlenmiş zaman boyutudur. Vergi hukukunda bazı işlemlerin yapılması ya da bazı görevlerin yerine getirilmesi için süreler belirlenmiştir.
Üç tür süre bulunmaktadır:
Kanuni süreler
İdari süreler
Yargısal süreler
Bu süreler kanunda belirtilen koşullara göre uzayabilmektedir:
1. Mücbir nedenler: Vergi Usul Kanunu’nda, vergi ödevlerinin yerine getirilmesini engelleyecek, ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk ile yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler, kişinin iradesi dışında zorunlu olarak bulunamama halleri ile yine irade dışı nedenlerle defter ve belgelerin elden çıkmış bulunması gibi haller mücbir neden olarak gösterilmektedir.
2. Ölüm hali: Vergi Usul Kanunu’na göre, vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
3. Zor durum: Vergi Usul Kanunu, mücbir nedenlerin yanında bazı zor durumların varlığı dolayısıyla vergiye ilişkin ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara kanuni sürenin bir katını, kanuni sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere Maliye Bakanlığı’nca uygun bir süre verilebileceğini kabul etmiştir. Bu sürenin verilebilmesi için ilgilinin sürenin bitmesinden önce yazılı istemde bulunması, mazeretinin ilgili makamca uygun bulunması ve sürenin verilmesinin verginin alınmasını tehlikeye sokmaması gerekir.
9. Vergilendirme sürecini şematik olarak gösteriniz.
1) Verginin tarafları 2) Verginin konusu 3) Vergiyi doğuran olay 4) Verginin matrahı 5) Verginin tarifesi
6) Verginin tarhı 7) Verginin tebliği 8) Verginin tahakkuku 9) verginin ortadan kalkması
Vergilendirme süreci sırayla:
Tarh
Tebliğ
Tahakkuk
Tahsil
10. Tarh usulleri nelerdir?
Verginin tarhı: Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve oranlar üzerinden hesaplanarak miktarının belirlenmesidir. Verginin tarhı idarece yapılır.
Beyana dayalı tarh: Vergi mükellefi beyanını esas alan yöntemdir. Mükelleflerin kanunlar çerçevesinde ödemeleri gereken vergileri unsur ve tutarları üzerinden vergi matrahı ile vergi dairesine bildirmeleri ve vergi dairesince tarh işleminin yapılmasıdır. Beyana dayalı işlemlerde tarh, tebliğ ve tahakkuk beraber yapılmış olur.
İkmalen tarh: İkmalen; tamamlayarak, bitirerek anlamına gelmektedir. Bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye ilişkin ortaya çıkan bir matrah ve matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Re’sen tarh: Re’sen, kendiliğinden anlamına gelmektedir. Vergi matrahının tamamen ya da kısmen defter kayıt ve belgelere göre tespit edilemediği durumlarda, matrahın takdir komisyonlarınca ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili merciilerce tarh edilmesidir. İlgili mercilerin raporları ile tespit edilen matrah re’sen takdir olunur.
İdarece tarh: Mükellef üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek kanuni süreler içerisinde vergi tarhı için müracaat etmemişse, tarh işlemi vergi idaresi tarafından kanunen belirli matrahlar üzerinden yapılmaktadır. İkmalen ve re’sen tarh dışında kalan durumlarda yapılmaktadır.
Vergi hatalarının düzeltilmesi yoluyla tarh: Vergiye ilişkin hesaplarda ya da vergilendirmede yapılan hatalar nedeniyle haksız yere fazla ya da eksik vergi istenmiş ya da alınmış olabilir. Bu durumları Vergi Usul Kanunu vergi hatası olarak nitelendirmekte ve idarece yapılacak yeniden tarhiyat üzerine eksik kısmın alınmasına, fazla kısmın da terkinine olanak vermektedir.
11. Vergi alacağı nasıl yürürlükten kalkar?
– Verginin ödemesi ve tahsili: Vergi borcunun kanuna uygun olarak ifa edilmesidir. İşlemin vergi idaresi yönünden ifadesine tahsil denir. Tahsil vergilendirme aşamalarının sonuncusudur.
– Zamanaşımı: Vergi hukukunda zamanaşımı, belli bir süre geçtikten sonra devletin vergi tarh etme ya da tarh edilmiş vergileri cebri icra yoluyla tahsil etme yetkisinin sona ermesi sonucunu doğurur.
– Terkin: Vergi hukukunda ise terkin kavramı, belirli hukuki sebeplere dayanarak “vergi alacağını ve cezalarını bütün hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldıran bir idari işlemi” ifade eder.
–  Vergi Affı: Vergi afları, genel olarak vergi toplamayı kolaylaştırmak amacıyla çıkarılır. Vergi gelirlerinde artış hedeflemeyen vergi afları istisnai uygulamalardır.
12. Vergi hukukunda kaç türlü zamanaşımı vardır? Bunları tanımlayınız. Zamanaşımına uğrayan bir vergi alacağı ne olur?
İki tür zamanaşımı vardır: Bunlar tahakkuk ve tahsil zamanaşımıdır.
Tahakkuk zamanaşımı: Vergi Usul Kanunu, vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve yükümlüye tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını öngörmektedir. Beş yıllık süre, aksine hüküm bulunmadıkça, Vergi Usul Kanununa giren bütün vergiler için geçerlidir.
Tahsil zamanaşımı: Kamu alacağı, vadesinin rastladığı yılı izleyen takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Tahsil zamanaşımına uğramış bir vergi alacağı için idare ödeme emri gönderemez ve cebren tahsil işlemlerine girişemez.
Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacaklı kamu idaresinin vergiyi tahsil edebilme yetkisi kalkar. Zamanaşımına uğrayan bir vergi alacağı ortadan kalkmaz, tabii borç haline gelir. Zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yükümlünün rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilir.
13. Vergi hukukundaki suçlar, cezalar ve cezaları ortadan kaldıran haller nelerdir?
Vergi suçu, mükellef ve sorumlular ile memurların vergi kanunlarına aykırı hareket etme sonucu ortaya çıkar.
a) İdari Vergi Suç ve Cezaları: Vergi idaresi tarafından idari usullere uyularak cezalandırılan suçları ifade eder.  İdari para cezaları ve işyeri kapatma gibi yaptırımlar uygulanır.
aa) Vergi Ziyaı (Kaybı) Suçu ve Cezası
Mükellef veya sorumlunun vergilemeyle ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi sebebiyle verginin tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesidir. Tahsil değil, tahakkuk aşamasıyla ilgilidir.
Vergi Usul Kanunu’nda yazılı hallerde vergi ziyaına neden olunduğu taktirde mükellef ya da sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir ancak eylem aynı zamanda hürriyeti bağlayıcı bir suç ise bu halde verginin üç katı ceza uygulanır. Kanuni süre geçtikten sonra verilen beyannameler için cezanın yarısı uygulanır.
bb) Usulsüzlük Suçu ve Cezası
Usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır. Vergi Usul Kanunu usulsüzlük fiillerini iki grupta düzenlemektedir:
1) Genel usulsüzlükler: 1. Derece usulsüzlükler ve 2. Derece usulsüzlükler
2) Özel usulsüzlükler
Her bir eylem için kanunda öngörülen para cezası uygulanır.
b) Ceza Hukuku Anlamında Vergi Suç ve Cezaları
Bu suçlara verilecek cezalar hürriyeti bağlayıcı cezalar olduğundan ceza mahkemelerinde yargılama yapılır.
aa) Kaçakçılık Suçu
Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak, sahte isimlere hesap açılması, matrahı azaltacak şekilde hesapların başka defterlere aktarılması, içerik bakımından yanıltıcı belge düzenlenmesi.
Defter kayıt ve belgelerin yok edilmesi, değiştirilmesi, sahte belge düzenlenmesi veya kullanılması
Hürriyeti bağlayıcı ceza verilir, ikinci sıradaki fiilleri işleyenler hakkında verilen cezalar para cezasına çevrilmez. Ayrıca zıyaa uğrayan verginin üç katı para cezası verilir.
bb) Vergi Mahremiyetinin İhlali
Vergi işlem ve incelemeleriyle uğraşan memurlar, vergi yargı kuruluşlarında görevli olanlar, vergi komisyonlarına katılanlar ve bilirkişiler görevleri dolayısıyla, mükellef ve mükellefle ilgili kişilerin kişiliklerine, servet ya da mesleklerine ilişkin olarak öğrendikleri sırları açıklayamazlar ve üçüncü kişilerin yararına kullanamazlar. Bu hükme uymayanlar Türk Ceza Kanunu’nda yer alan ilgili cezalarla cezalandırılır.
cc) Mükelleflerin Özel İşlerini Yapmak
Vergi Usul Kanunu’na göre, vergi işlemleri ve incelemeleriyle Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay’da görevli memurlar; mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili hesap, yazı ve benzeri özel işlerini yapamazlar. Bu kanuna aykırı hareket edenler Türk Ceza Kanunun da yer alan ilgili cezalarla cezalandırılabilirler.
Tüzel kişiler (şirketler vd.) vergi cezalarından sorumludurlar. Ayrıca eğer vergi cezası tüzel kişiden alınamaz ise yöneticilerden tahsil edilir.
Cezaları ortadan kaldıran haller:
Ödeme
Yanılma ve Görüş Değişikliği
Pişmanlık ve ıslah
Ölüm
Mücbir nedenler
Zamanaşımı
Cezalarda indirim
Af
Vergi hatalarının düzeltilmesi ve uzlaşma
Vergi cezalarının kalkmasının diğer yolları
14. Vergi uyuşmazlıklarının çözümlenmesi nasıl olur?
1) Vergi uyuşmazlıklarının idare aşamasında çözümlenmesi;
– Hataların düzeltilmesi: Vergi hatası vergilendirmeye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Buna göre vergi hataları ya hesap hatası veya vergilendirme hatası biçiminde olur. Açık ve mutlak hatalar vergi dairesince resen düzeltilir, diğer yandan mükellefin başvurusu üzerine düzeltme yapılır.
– Uzlaşma: Re’sen, idarece ve ikmalen  tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin cezaların miktarı konusunda idare ile yükümlülerin uyuşmazlık konusunda karşılıklı görüşme ve pazarlıkla anlaşmalarıdır.
2) Yargı yolu (Vergi yargısı);
Vergi uyuşmazlıkları konusunda başvurulan yargı yoluna vergi yargısı denir. Vergi yargısının iki temel işlevi vardır: Yargısal denetim ve içtihat yaratma.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir