İçeriğe geç

İdari Yargı Teşkilatı – İdare Hukuku Ders Notu #2

İdari Yargı Teşkilatı
Bizim sistemimizde üçlü bir yapı vardır:
İdare Mahkemesi- İlk derece mahkemesi
Bölge İdare Mahkemesi- İkinci derece mahkemesi
Danıştay- Temyiz mahkemesi/ Üçüncü derece mahkemesi
İdari yargının iki özelliği:
          Her ilde idari yargı mercii yoktur.
          İdare mahkemeleri her ilçede de yoktur.
Bölge idare mahkemesinin esprisi; kişi idare mahkemesine dava açar. İdare mahkemesi bir karar verir ve vermiş olduğu kararı kişi ya da idare istinaf yolu ile tekrar bölge idare mahkemesinde görülmesini talep edebilir.
Bölge idare mahkemesi, idare mahkemesinden de az sayıdadır.
HSK hangi idare mahkemesinin hangi ildeki davalara bakacağına, hangi idare mahkemesinin hangi bölge idare mahkemesine bağlı olacağı gibi görevlendirme ve tasnifler yapar.
Bir idare mahkemesinin kendi içinde alt mahkemeleri olabilir. Örneğin; İstanbul idare mahkemesinde dava açılıyor ama orada 16-17 tane idare mahkemesi ve kendi içinde heyetleri var. Her bir heyet karar almak için üç kişi şeklinde toplanabiliyor. Bir idarede sekiz hakim olabilir. Fakat karar verilirken sekizi birden toplanmaz. Ayrıca bu mahkemeler arasında bir uzmanlık farkı yoktur.
Danıştay’ın artan iş yükünden dolayı istinaf yöntemi benimsenmiştir.
Bir dosya idare mahkemesinin önüne geldi, dosyayı nasıl inceliyorlar?
Kural itibariyle kıdemsiz üyeye dosya verilir. Kıdemsiz üye dosyayı inceler, başkan ve diğer üyelere bir sunum yapar. Danıştay’da ise daha farklı bir sistem öngörülmüştür.
Danıştay’da üyelerden başka tetkik hakimleri ve savcılar vardır. Tetkik hakiminin işlevi; idare veya bölge idare mahkemesindeki üyelerden bir tanesinin yaptığı o dosyayı inceleyip özetlemesidir. Tetkik hakimi Danıştay üyesi olamaz ve Danıştay hakimi olarak kabul edilmez.
Danıştay savcısı da dosyayı inceler ama aynı zamanda bir görüş beyan  etmesi de söz konusudur. Ancak günümüz itibariyle işlevini yitirmiş bir müessesedir.

İDARİ YARGI DÜZENİ
İki yargı düzenimiz vardır: Adli yargı ve İdari yargı.
İdari yargıya konu olmayan durumlar
          Kural olarak yasama fonksiyonuna ilişkin faaliyetler idare hukukunun alanı dışında olduğu gibi idari yargının da dışındadır. Bununda istisnası vardır; yasama fonksiyonunu yerine getiren organların bazı faaliyetleri idari nitelik taşıyabilir. Örneğin; TBMM’nin personelleri ile ilgili aldığı kararlar
          Yargı fonksiyonu da idari yargının dışındadır. Ancak bazen yargı fonksiyonunu yerine getiren kamu personeline:
·         Kamu personeli oldukları için personel rejimi bakımından idari uyuşmazlıklara konu olabilirler.
·         Bazı faaliyetleri idari işlev taşıyıp taşımadığı gerekçesiyle idare hukukunun ve idari yargının konusu olabilir.
Örneğin; savcının sağlık raporu alması için gönderilen tutuklulara damga vurması.
          Bir başka idari uyuşmazlık dışında kalan konu, kural olarak bir yerde idari uyuşmazlık varsa taraflardan bir tanesinin mutlaka idare olması lazım. İdarenin olmadığı, iki özel kişinin arasındaki uyuşmazlığın idari yargı önünde çözülmesi mümkün değil. İstisnası ise kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesidir.
          Bazen de istisna olarak idare bir özel hukuk kişisiymiş gibi davranarak hukuki işlemler yapabilir. Bunun en iyi örneği kiralama işlemidir. Tam tersi olarak idarenin özel hukuka tabi mallarından, bir şirket gelip yararlanmak isteyebilir. Bundan doğan uyuşmazlıklarda kural olarak özel hukuka tabi olduğu için aralarındaki ilişki adli yargının konu alanına girer.
İDAREDE GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Görev: Davaya bakmakla görevli olan yargı düzeninin tespit edilmesi meselesidir. Görev konusu, adli yargıyla idari yargı arasında hangisinin uyuşmazlığa bakmakla görevli olduğunun tespitini içerir.
Yetki: Hangi yer mahkemesinde dava açacağımız ise yetki ile ilgilidir.
Sonuç olarak hangi yargı yoluna gideceğimiz görev ile ilgiliyken; hangi yer mahkemesinde dava açacağımız ise yetki ile ilgilidir.
1-      DIŞ GÖREV(Adli yargı-idari yargı)
Dış görev hangi yargı yolunun uyuşmazlığı çözeceğidir. (Adli yargı-idari yargı)
2-      İÇ GÖREV(Danıştay, İdare Mah., Vergi Mah., Bölge İdare Mah.)
İdari yargının içerisindeki; idare mahkemeleri, bölge mahkemeleri, Danıştay, vergi mahkemelerinden hangisinin uyuşmazlığı çözmekle görevli olduğunun tespit edilmesi meselesidir. Bunlardan hangisinin görevli olduğunu tespit etmek için mevzuatta ilgili maddelere bakılır.
Kural olarak; idari bir uyuşmazlık idari yargı organlarının önlerine götürülür. Bunun temel istisnası ise kanunla aksinin öngörülmesidir.
Eğer bir davayı ilk olarak Danıştay önünde açıyorsak, kanun bunu zorunlu kılıyorsa, o durumda Danıştay temyiz mercii değil ilk derece mahkemesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar söz konusudur.
Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. Maddesinde listelenmiştir:
Madde 24 – (Değişik : 2/6/2000 – 4575/2 md.)
1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak:
a)Bakanlar Kurulu kararlarına,
b) (Değişik : 2/6/2004 – 5183/4 md.)Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere,
c) (Değişik: 2/7/2012-6352/45 md.) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,(yönetmelik)
d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, (1)
e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,
f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,
Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar.
2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar.
“… ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemler” söylemine dikkat etmek gerekir. Çünkü örnek verecek olursak belediyelerin çıkardığı yönetmelik ülke çapında değildir. Buna örnek olarak ise KPSS sınavının ilanını gösteriyorlar ancak tartışmalı bir husustur.
D bendine bakacak olursak; Danıştay’ın iç işleyişiyle ilgili bir meseledir. Danıştay’ın 10 dairesi vardır. Birinci daire, sadece bir danışma işlevi yerine getirip, görüş talep edilen durumlarda görüş beyan eder. Burada söylenen şey ise; Danıştay, idare bir görüş isterse, Danıştay’dan gelen görüş neticesinde de o görüşe uyarak bazı işlemler yaparsa ve o işlemlerden dolayı zarara uğrarsa böyle bir durumda direkt olarak Danıştay’da dava açabilir.
2. fıkrada ise; bu görevlilikle ilgili bir madde olduğu için Danıştay birinci dairenin istisnai görevlerinden biridir.
NOT: Danıştay daireleri uzmanlaşmış dairelerdir. Yani her daireye verilecek uyuşmazlık çeşidi bellidir. İlk derece mahkemesinde ise idare mahkemelerinin içinde bir ayrım olmamaktadır.
Hangi durumlarda vergi mahkemelerinde dava açılabilir?
Vergi tarzı bir durum söz konusu olursa, bununla ilgili uyuşmazlıklar vergi mahkemelerinde görülür.
Görevle ilgili olarak, genel olarak çizeceğimiz tablo:
1)      Dış göreve bakıyoruz. Adli yargı mı, idari yargı mı?
2)      İç göreve bakıyoruz. Danıştay ve vergi mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak bakabileceği davalar var. Bunun dışında tüm davalara idare mahkemeleri bakar. Önümüze gelen uyuşmazlığın bu istisnalara (Danıştay, vergi) uyup uymadığına bakarız. Uymuyorsa genel kural olan idare mahkemelerinde davanın açılacağını görev olarak tespit etmiş bulunuyoruz.
İlk derece mahkemesi Danıştay olduğu zaman, kararı ilk derece mahkemesi olarak verdiği için bunu bir şekilde bir yere sunabilmemiz lazım. O kararın hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsak, hukuka aykırılığı dile getirebileceğimiz bir makama ihtiyacımız var. Şöyle bir sistem öngörülmüş:
Tüm Danıştay’daki daireler ve daire üyeleri bir araya geliyor. O daire üyeleri bir araya geldiğinde “İdari Dava Daireler Kurulu”deniyor. Bu kurul temyiz mercii olarak Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak vermiş olduğu kararın hukuka uygunluğunu denetlemiş oluyor. Yani yine Danıştay’ın içinde fakat ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da hangi daire baktıysa, artık temyiz incelemesinde o daire yer almıyor, incelemeyi yapmıyor. Çünkü onlar zaten neylerini ortaya koymuşlardır.

Etiketler: idari yargı teşkilatı ders notu, idari yargı düzeni şema, adli ve idari yargı nedir, adli idari yargı farkı, görevli ve yetkili mahkeme, dış görev, iç görev, idare hukuku ders notu

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir