İçeriğe geç

Dava Açma Süreleri – İdare Hukuku Notları #6

DAVA SÜRELERİ (İYUK M. 7-8-13)
Dava açma süresi:
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
Burada Danıştay’daki 60 günlük süre, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olduğu durumlarda söz konusudur.
Sürelerle ilgili genel esaslar
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Süreler hesaplanırken, hep bir gün sonradan hesaplanmaya başlanır.
İlanlar bakımından; bir ilanın kaç gün kalacağı bellidir. Dava süresi 60 gün ise, ilan süresi bittikten sonra bu süre başlar.
Tebligat yolu ile alınan bir durum söz konusuysa, tebligatın alındığı tarihten bir gün sonra 60 günlük süre başlar.
Dikkat edilecek bir diğer husus; tatil günleri ve bayramların hepsi 60 güne dahildir. Ancak bazı durumlar söz konusu olabilir. Örneğin; 60. Gün cumartesiye denk gelirse, cumartesi günü adliyeler kapalı olduğu için ondan sonraki en yakın iş gününe uzar.
Yine mahkemeler 12 ay boyunca çalışmazlar. Her yıl Temmuz ve Ağustos ayı adli tatil dönemidir. O iki ay boyunca ivedilikle bakılması gereken davalar dışında adliyeler çalışmayı durdururlar. İki aylık adli tatilin dava açma sürelerine etkisi vardır. Dolayısıyla 60 günlük dava açma süresi adli tatile denk gelirse, adli tatilin bittiği andan itibaren, 1-7 Eylül arası dava açılabilir.
İşlemin yapılmasıyla, tebligatın yapılması aynı şey değildir. Örneğin; siz 5 Nisan’da mazeret sınavlarına girme talebinde bulundunuz ve talebiniz reddedildi. 5 Nisan tarihli yazı dolayısıyla 60 günlük süre 6 Nisan’dan itibaren başlamaz. O yazı, size tebligat olarak ulaştırıldığı günden bir gün sonra başlar. Dolayısıyla işlemin yapıldığı tarih ile tebligat tarihi aynı olmayabilir ve genelde de aynı olmaz.
Dava açma süresini durduran durum: Üst Makamlara Başvurma (İYUK m.11)
Üst makamlara başvurma:
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
Yani sizin hakkınızda bir işlem yapıldığında siz bununla ilgili hemen dava açmak istemiyorsanız üst makamdaki idareden tekrar kararın gözden geçirilmesi, kararın değiştirilmesi için başvuruda bulunabilirsiniz. Bu başvuruyu yaptığınız zaman işlemeye başlamış dava süreniz durur. İdarenin talebinizi reddedip, yaptığı tebligatın size ulaşmasından sonraki gün ise süre işlemeye devam eder.
İşlemi yapan idareye ikinci bir başvuru yaparsanız süre durmaz. Bazen de üstte yeni bir idare olmayabilir. Böyle bir durum söz konusu ise, sizin hakkınızda işlem yapan idare en üstte yer alan hiyerarşik birim ise, burada 11 madde çerçevesinde başvuruyu aynı idareye yapabilirsiniz.
Dava açma süresinin canlandırılması
Genel düzenleyici işlemler uygulanmak için vardır ve genel düzenleyici işlemlerin uygulanması birel işlemler aracılığı ile gerçekleşir.
Bir genel düzenleyici işlem birel işlem yoluyla uygulandığı zaman, o birel işlemin uygulandığı andan itibaren, genel düzenleyici işleme ilişkin 60 günlük dava açma süresi canlanır.
Genel düzenleyici işlemin uygulanması anlamına gelen birel işlemlere karşı dava açarken istersek genel düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz maddesine karşı da dava açabiliriz. Yönetmeliğin tamamının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsak ona karşı da dava açabiliriz.
İYUK m.7’de “Dava açma süresi; özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde…” diyor. Dolayısıyla bazı durumlarda, açık bir kanun hükmüyle daha kısa sürelerin öngörülme ihtimali vardır. Bunun örneği; Kamulaştırma Kanunu m.14
Dava hakkı
Madde 14 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/7 md.) …otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir.
Özel hukuk gereğince adli yargı önünde görülebilecek bir durum söz konusu olsa da kişi yine genel düzenleyici işleme karşı dava açma süresini canlandırma hakkını kullanabilir. Örneğin; Nüfus müdürlüğünün yaptığı bazı işlemler içerik itibariyle idari uyuşmazlık gibi ama bir özel hukuk işlemi olarak kabul edilir. Bunun neticesinde de dava adli yargıda açılır.
Çocuğunuz oldu, isim vermek istiyorsunuz. İsmi, Nüfus Müdürlüğü kaydediyor. “X” harfinin geçtiği bir isim vermek istiyorsunuz ve Nüfus Müdürlüğü bunu reddediyor. Nüfusun ret işlemiyle ilgili adli yargı görevlidir ama idari yargıda da o genel düzenleyici işlemin ilgili maddesinin iptalini isteyebilirsiniz.
Bununla ilgili bir durum daha var: Anayasa m.40
(Ek: 3.10.2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Anayasal bir zorunluluk olarak hakkınızda tesis edilen birel işlemlerde, o işlemle ilgili yazının sonunda bu işleme karşı kaç gün içerisinde, nerede dava açılacağının belirtilmesi gerekir. Bu yazılmadığı zaman, Danıştay bunu şekil unsuru bakımından hukuka aykırı görmüyor ama böyle bir durumda dava açma süresini özel kanundaki süre olarak değil 60 gün olarak uyguluyor.
Süre şartının olmadığı durumlar:
1)      Yok hükmünde işlemler: Örneğin; yetki gaspı, fonksiyon gaspı vs. olduğu durumlar
2)      Sürekli işlemler: Etkileri sürekli devam eden birel işlemler. Örneğin; yurt dışına çıkma yasağı.
Tam Yargı Davalarında Süre (İYUK M.13)
Tam yargı davasında da dava açma süresi 60 gündür. Ancak:
Bir işlemin icrası dolayısıyla dava açılacaksa; dava açma süresi tebligat tarihinden itibaren değil, idari işlemin uygulanması sebebiyle zararın ortaya çıktığı andan bir gün sonra başlar.
Örneğin; Binayla ilgili bir yıkım kararı verildi ve 5 Nisan itibariyle kişiye tebliğ edildi. 15 Nisan’da yıkıma geldiler ve yıkım sırasında kişi zarar uğradı. Böyle bir durumda 60 günlük süre 16 Nisan’da başlar.
Sonuç olarak; bir idari işlemin uygulanması sebebiyle ortaya çıkan zarar karşı açılacak tam yargı davasında süre, zararın ortaya çıktığı günden 1 gün sonra hesaplanmaya başlar.
Bir eylem söz konusuysa; yine dava açma süresi 60 gündür ama öncesinde bir şart aranır:
Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.
Yani dava açmadan, dava açma sürelerinin harekete geçebilmesi için öncelikle idareye bir başvuru yapılması gerekir. Direkt olarak dava açılamaz.
Sonuç olarak; bir idari eylem söz konusu ise önce idari yargıya başvurulur ve uğranan zararın tazmin edilmesi talep edilir. Daha sonra idareden dilekçeye ret cevabı gelirse, cevabın alındığı tarihten 1 gün sonra 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlamış olur.

Etiketler: dava açma süreleri, idari dava açma süresi ne kadar, idari dava açma süresi,süreyi durduran durumlar, dava açma süresi nasıl canlandırılır

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir