İçeriğe geç

Ayni Haklara Hakim Olan İlkeler – Eşya Hukuku #3

1.   Belirlilik İlkesi: Ayni hak mevcut ve ferden belirli şeyler üzerinde kurulur. Ferden belirli olduğu için bir eşya üzerinde ayni hak kurulduğunda bütünleyici parçaları üzerinde de ayni hakka sahip olunur.
Belirlilik ilkesinin istisnası ticari işletme rehinidir. Kanun koyucu 6750 sayılı kanun ile ticari işletme rehini için özel bir sicil (TARES) yaratmıştır. Ticari işletmenin her bir malı üzerinde ayrı rehin işlemi yapmak gerekmiyor.
Ayni hak eşyanın tamamı üzerinde kurulur. Örneğin geçit irtifakı tarlanın tamamı üzerine kurulmuş olur, istediği yerden geçirebilir, ama bunu zarar vermeden yapmalıdır.
2.   Açıklık İlkesi: Ayni hak ilişkilerinde hak ve işlem güvenliğinin sağlanabilmesi için bu ayni hakkın bütün üçüncü kişiler tarafından görülebilir olması gerekir. Bu açıklık taşınmazlarda tapu siciline tescil, taşınırlarda ise zilyetliğin devri ile sağlanır. Hak sahibinin hak güvenliği ile üçüncü kişilerin işlem güvenliği konusu önemlidir.
3.   Güvenin Korunması İlkesi: Kişilerin tapu siciline ve zilyetliğe güvenerek yaptığı işlemlerin korunması gerekir, işlem yapan iyi niyetli üçüncü kişilerin güveni korunur. Güvenin korunması ilkesi taşınmazlarda mutlaktır, taşınırlarda ise kural güvenin korunmasıdır. Ancak istisnaları vardır.
4.   Sınırlı Sayı (numerus clausus) ve Tipe Bağlılık İlkesi: Ayni haklarda sınırlı sayı ilkesi geçerlidir. Kanunda sayılan ayni haklar dışında başka ayni hak oluşturmamız mümkün değildir. Ayni hakkın içeriği yalnızca kanunda belirtildiği şekilde kullanılabilir. Tipe bağlılık ilkesinin sonucudur.
5.   Zamanaşımına ve Hak Düşürücü Süreye Bağlı Olmaması: Ayni haklar eskimezler, yok olmazlar, bozulmazlar, bu sürelere tabi değillerdir. Ayni hakka dayanarak açılan davalar da süreye tabi değildir.
Bu durumun bir istisnası ihyadır. Aslında sadece sürenin geçmesi yani arazinin 20 yıl boyunca malik sıfatıyla zilyedi olması yeterli değildir. Araziyi tarıma elverişli hale getirmesi gerekir.
Bir başka istisna kadastro kanununda mevcuttur. Kadastro tutanakları askıdan indikten sonra taşınmaz üzerinde hak iddia edebilmek 10 yıllık süreye tabidir.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir