İçeriğe geç

Borçlar Hukukuna Hakim Olan İlkeler – Borçlar Genel Hukuku Notları #3

İrade Özerkliği İlkesi: 

Hukuk düzeninin bireylere kişisel ilişkilerini özgür iradelerine göre diledikleri gibi düzenleme hususunda tanımış olduğu yetkidir.

  • İrade özerkliğine işlerlik sağlayan en önemli hukuki araç hukuki işlem ve özellikle sözleşmedir. 
  • Bu ilke kişileri, kendi özel hukuk ilişkilerini düzenlerken her türlü dış baskıdan ve özellikle devletin baskısından korumayı amaçlar. 
  • İrade özerkliği sınırsız değildir. TBK mad. 27 ile bazı sınırlamalar getirilmiştir. 

a. Sözleşme özgürlüğü ilkesi (TBK mad. 26): 

  • Bir sözleşmeyi yapıp yapmama, 
  • İstenilen tip ve içerikte bir sözleşme yapma,
  • Sözleşmenin karşı tarafını seçme, 
  • Kurulmuş bir sözleşmeyi ortadan kaldırma özgürlüğüdür. 

b. Eşitlik ilkesi: Kanunda taraflar arasında ayrım yapılmamıştır. Borç ilişkilerinde alacaklı ve borçlu aynı derecede korunmaktadır.
c. Şekil özgürlüğü ilkesi: Borç doğuran sözleşmelerin geçerliliği, özel bir şekil şartına tabi değildir. Şekil mecburiyeti (kefalet, devir ve taşınmaz satım sözleşmesi resmi şekilde yapılır) istisnadır.

Nisbilik İlkesi: 

Alacak hakkı nispi bir haktır. Sadece borçluya karşı ileri sürülebilir, istisnai haller dışında üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Dürüstlük İlkesi: 

Alacaklı borçludan alacağını talep ederken, borçlu da borcunu ifa ederken makul, orta zekâda, doğru ve dürüst bir kişi gibi hareket etmelidir. Borç ilişkisinin taraflar arasında güven duygusuna dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Dürüstlük ilkesinin dört fonksiyonu vardır:

  1. Somutlaştırma fonksiyonu: Tarafların yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi amacını güder. 
  2. Tamamlama fonksiyonu: Borç ilişkisindeki çeşitli yan yükümlülüklerin temelini oluşturur. 
  3. Sınırlama fonksiyonu: Her hakkın özünde bir sınır içerdiğini ifa eder. 
  4. Düzeltme fonksiyonu: Borç ilişkisi temelinden çökmüşse yeni duruma uyarlanmalıdır. 

Kusurlu Sorumluluk İlkesi: 

Sorumluluk hukukunda hâkim ilke kusur sorumluluğudur.

Üçüncü Kişi Aleyhine Borç Kurulamaması İlkesi: 

Hiç kimse iradesi dışında, külli halefiyet hali (miras gibi) hariç, sözleşme veya başka bir sebeple borç altına sokulamaz. Taraflar isterlerse, üçüncü kişi yararına yaptıkları sözleşmede, onun lehine alacak hakkı kurabilirler.

Sözleşmelerde İvazlılık İlkesi: 

Karşılıksız sözleşmeler istisnai niteliktedir.

Borçlunun Yerleşim Yerinde İfa İlkesi: 

Yerleşim yeri, borçlunun borcun doğumu anındaki yerleşim yeridir.

İllilik İlkesi: 

Tasarruf işleminin geçerliliğinin taahhüt işleminin geçerliliğine bağlı olmasıdır.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir