İçeriğe geç

Türkiyede Anayasal Gelişmeler ve Farklar

OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİ

  • 18.yy’ın sonunda anayasacılık hareketleri başlamıştır.
  • İlk anayasa 1787 ABD anayasasıdır.
  • Kara Avrupası’nda 1791 Fransa anayasasıdır.
  • Osmanlı’nın ilk anayasası 1876 tarihlidir fakat bu tarihe kadar birkaç tane anayasal nitelikte
    belgeler bulunur.

Sened-i İttifak (1808):

  • Misak niteliğinde bir belgedir.
  • Merkezi yönetimin temsilcileri ile ayan temsilcileri arasında imzalanmış bir belgedir.
  • Kesinlikle bir anayasa değildir, anayasal nitelikte ilk belgedir.
  • Bu belgeyle ilk defa Osmanlı’da siyasal iktidar sınırlandırılmıştır.
  • Padişahın otoritesi ve devlet otoritesi herkes tarafından kabul edilmektedir.
  • Yaptırımı olmayan bir belgedir.
  • Ayanlara ve halka birtakım haklar vermektedir.
  • Ayanların kazanımlarına bakacak olursak;
  • Sadrazamın keyfi eylemlerinin ödenmesi sağlanır ve suçsuz ayanlara haksızlık yapılmaması
    öngörülür.
  • Hakkı ilgilendiren kazanımlar da vardır.
  • Fukara ve reaya’nın korunması
  • Bu kişilere zulmedilmemesi
  • Vergilendirmede ölçülü davranılması
  • Soruşturma yapılmadan ceza verilmemesi gibi hükümler bulunmaktadır.

Tanzimat Fermanı (1839):

  • Tanzimat fermanının hukuki niteliği; Ferman niteliğindedir.
  • Anayasa değil, anayasal bir belgedir.
  • Tek taraflı (padişahın) irade beyanıdır, tebasına bazı haklar bahşetmiştir.
  • Tanzimat fermanında önemli olan bazı hususlar vardır. Tanzimat fermanının içinde bazı ‘temel hak
    ve özgürlükler’ vardır. + Türklerin ilk hak ve özgürlükler bildirisi. Örneğin; can, mal, ırz güvenliği, ceza
    yargılamasına ilişkin güvenceler, mülkiyet hakkı, kanun önünde eşitlik gibi…
  • Fakat bu haklar ihlal edildiğinde fermanda herhangi bir yaptırım öngörülmemektedir.

Islahat Fermanı:

  • Hukuki nitelik olarak ferman niteliğindedir.
  • Anayasa değil, anayasal bir belgedir.
  • Bu fermanın yapılmasında batılı ülkelerin katkısı vardır.
  • Fermanın asıl özelliği müslim ve gayrimüslim tebaa arasında eşitlik sağlamaktır.
  • Eğitim, vergi, memurluk, temsil, din, askerlik konularında eşitlik sağlanmıştır.
  • Eşitliğe ilişkin özel hükümler olmasına rağmen bir yaptırım mekanizması bulunmamaktadır.

TÜRKLERİN İLK ANAYASASI: KANUNİ ESASİ (1876) :1876 ANAYASASI


-Osmanlı mutlak monarşi ile yönetiliyordu, yasama, yürütme, yargı tek elde toplanmıştı. (padişah)

-Mutlak monarşi sona ermiş fakat tam olarak da sınırlı monarşi olamamıştır.


Özellikleri:

  1. Sert (katı) bir anayasadır. (Şekli anlamda bir anayasadır.)
  2. Devletin monarşik yapısı sürmektedir.
  3. 1876 anayasası temel hak ve özgürlükleri yasama, yürütme ve yargıya ilişkin hükümleri içerir.
  4. 1876 anayasası bir yasama organı kurmuştur. Yasama organı ‘meclisi umumi’ adını taşır.
    Anayasanın öngördüğü yasama organı 2 meclislidir:
    a. Heyeti Ayan: Üyeleri padişah tarafından ömür boyu görev yapmak için seçilir.
    b.Heyeti Mebusan: Üyeleri halk tarafından 2 dereceli seçimle seçilir.
    -> 1876 anayasasında; parlamentonun yetkileri oldukça dar tutulmuştur. Hangi açıdan?
  5. Parlamento üyelerinin kanun tekli edebilmesi için padişahın izin şartı gerekir. Heyeti ayan ya da
    heyeti mebusanın kanun teklif edebilmesi için padişahın izin şartı gerekir.
  6. Kabul edilen kanunlar padişah tarafından ‘mutlak veto’ edilebilir.
  7. Padişaha meclisi feshetme yetkisi verilmiştir.
  8. Yürütme; padişahtan ve heyeti vükeladan (padişah seçer istediği zaman görevden alır.) oluşur,
    yürütmenin içinde etkili kişi padişahtır.
  9. Heyeti vükela üyeleri meclise karşı değil, padişaha karşı sorumludur.
  10. 1876 anayasası yargı bağımsızlığını garanti etmektedir. 1876 anayasası dönem anayasalarına
    paralel olarak pek çok hak ve özgürlükleri garanti altına almıştır.
  • Fakat özgürlüğü etkisiz kılan bir hüküm vardır ki bu da padişahın dilediği kişiyi sürgüne gönderme
    yetkisidir.
     1909 değişiklikleriyle gerçek anlamda ‘sınırlı monarşiye’ geçilmiştir.
    Padişahın tek başına işlem yapma yetkisi kaldırılmıştır, padişahın işlemlerinde başbakan ve ilgili
    bakanın imzası gerekir. Yasa teklif etmek için padişahın izin şartı kaldırılmıştır. Kanunlar üzerinde
    padişahın mutlak veto yetkisi kaldırılmış, güçleştirici veto yetkisi verilmiştir. Padişahın sürgüne
    gönderme yetkisi kaldırılmış, padişahın feshetme yetkisi sınırlandırılmıştır.
    Bakanların göreve gelme usulü değiştirilmiştir. Bakanlar kurulunun parlamentoya karşı ‘siyasi’
    sorumluluğu kabul edilmiştir. Bakanların hem ‘bireysel’ hem de ‘kollektif sorumluluğu’ kabul
    edilmiştir.
    Osmanlı imparatorluğu 1909 değişiklileriyle parlamenter hükümet sistemini benimsemiştir.
    Temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. (toplantı ve yürüyüş özgürlüğü, sendika
    ve dernek kurma özgürlüğü…)
  1. MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ ANAYASASI: 1921 ANAYASASI
    (TEŞKİLAT-I ESASİYE KANUNU)

3
-1921 anayasası 23 maddedir, yumuşak bir anayasadır. (Nasıl değiştirileceğine dair hüküm yoktur.)
-1876 anayasasını açıkça yürürlükten kaldırmamıştır.
-Milli egemenlik ilkesini benimsemiş. (Yeni türk devletinin sinyalidir.) 1876 anayasasından çok farklı olduğu
anlaşılmıştır.
-Temel hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemeler yoktur.
-Yargı ile ilgili hüküm içermez.
-Hükümet biçimi olarak meclis hükümet sistemi kurulmuştur. (Meclis hükümet sisteminin özelliklerini
içermektedir.)
-29 Ekim 1923 tarihinde değişiklikler yapılmıştır.
Devlet biçiminin Cumhuriyet olduğu kabul edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı makamı kurulmuştur.
Bakanlar kurulunun göreve gelmesinde Parlamenter hükümet sistemine benzeyen bir yol
izlenmiştir.

1924 ANAYASASI (TEŞKİLAT-I ESASSİYE KANUNU)


-Sert (katı) bir anayasadır, değiştirilmesi için meclis üye tam sayısının 2/3 çoğunluğu gerekir.
-İçerik olarak hem devletin temel organlarına hem de temel hak ve özgürlüklere ilişkin hükümler içerir.
-Kanunların anayasaya aykırı olamayacağı anayasada belirtilmiştir, fakat anayasanın üstünlüğünü
gerçekleştirecek hukuki mekanizma yoktur. Anayasanın üstünlüğü ilkesi benimsenmiştir.
-İlk metni uyarınca, devletin dini İslam’dır. Bu ibare 1928 anayasasıyla kalkmıştır.
-1937 yılında yapılan değişiklikle Laiklik anayasaya girmiştir. Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik,
Cumhuriyetçilik ve İnkılapçılık ilkeleri de anayasaya eklenmiştir (6 ok)
-Klasik haklar olarak adlandırılan kişisel ve siyasi haklar (sosyal haklar yoktur.) anayasa ile güvence altına
alınmıştır. (yaşama hakkı, seçme ve seçilme hakkı—ilk metinde erkeklere 1934’den sonra kadınlara)
-Benimsediği hükümet sistemi meclis hükümet ile parlamenter arasında karma bir sistemdir.

  • Meclis hükümet sistemine benzer yönleri:
    ‘Yasama’ ve ‘yürütme’ TBMM’de toplanmıştır.
    Meclis, hükümeti denetleyebilir, düşürebilir ama hükümetin meclisi denetleme yetkisi yoktur.
  • Parlamenter hükümet sistemine benzer yönleri:
    Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulundan oluşan 2 başlı bir yürütme vardır.
    Yürütme yetkisi teknik olarak TBMM’de olmakla birlikte, anayasanın 7.maddesi uyarınca
    cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanılır.
    Bakanların hem ‘bireysel’ hem de ‘kollektif sorumluluk’ları vardır. (parlamentoya karşı)
  • Bu sisteme kuvvetler birliği ve görevler ayrılığı sistemi de denmektedir.
  • Çoğunlukçu demokrasi anlayışı benimsenmiştir:
    Egemenlik yetkilerinin kullanımı tümüyle TBMM’ye verilmiştir.
    Anayasanın üstünlüğünün güvencesi bulunmamaktadır.(aykırı kanuna yapılabilecek bir şey
    yoktur.)
    Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında yeterli güvence bulunmamaktadır.
    Yargı bağımsızlığı tam anlamıyla güvence altına alınmamıştır.
    Anayasa çoğulcu toplum yapısını güçlendirecek hükümlere sahip değildir.
  • Uygulanması;
    Hem tek hem çok partili dönemde uygulanmıştır.

4

1945 demokrat parti kuruldu,1950 de başa geldi.
Çok partili hayatın işlemesini sağlayacak güvenceye sahip değildi.
1960’lara doğru parlamento tarafından çıkarılan ve anayasaya aykırı olduğu iddia edilen kanunlar
rahatsızlık yaratmıştır, iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmiştir.

1961 ANAYASASI

  • 27 Mayıs 1960’ta askeri darbe olmuştur. (Bu yukarıdaki temel 2 sebebe dayanarak)
  • Darbenin ardından 38 kişiden (askerden) oluşan Milli Birlik Komitesi, kurucu meclis hakkında kanun
    çıkartmıştır.
  • Yasa yapma yetkisini kendine almıştır.
  • Bu kanunun ön gördüğü kurucu meclis 2 başlıdır. Kurucu meclis yeni bir anayasa hazırlayıp onu kabul
    etmektedir.
  • Sonuç olarak; kurucu meclis bir anayasa hazırlayıp, kabul etmiş, halka sunmuştur, ve %61 oy alarak kabul
    edilmiştir.
  • Özellikleri
     Devletin biçimi olarak cumhuriyet kabul edilmiştir. 29 Ekim 1923 ilanı 2. Madde cumhuriyetin
    nitelikleri olan (ilk defa); T.C devletinin insan haklarına dayandığını, sosyal ve hukuk devleti olduğu
    belirtiliyor.
     Milliyetçilik yerine “Milli bir devlet olduğu” kabul edilmiştir.
     Katı ve kazuistik ayrıntılı bir anayasadır. Anayasa değişikliği için meclisin 2/3’ünün çoğunluğu ile
    kabul edilmelidir.

-> Neden iki meclisli?

  • 1961 anayasası 1924 anayasasına tepki olarak doğmuştur. Egemenlik yetkisini sadece TBMM’ye
    vermemiş, yasama-yürütme-yargı yetkisine vermiştir. Hatta yasamayı tekrar 2’ye bölmüşlerdir.
  • Millet meclisi üyeleri halk tarafından seçilmektedir, milletvekili olmak için okuma yazma bilmek yeterlidir.
    Cumhuriyet senatosu üyesi olmak için üniversite mezunu olmak gerekir.
  • 150 halk tarafından doğrudan doğruya seçilir. 15’ini cumhurbaşkanı seçer.
  • Milli birlik komitesi cumhuriyet senatosunun üyeleridir, milletvekili daha üstün, bakanlar kurulu
    milletvekiline karşı sorumludur.
  • Hükümet sistemi olarak saf parlamenter hükümet sistemi benimsenmiştir.
  • Yasama ve yürütme arasında yumuşak bir ayrım vardır.
  • Yargı bağımsızlığı tüm güvencesiyle 1961 anayasasında yer almaktadır.
  • Yasama yürütmeden tamamen bağımsızdır.
  • Çoğunlukçudan çoğulcu demokrasiye geçilmiştir.
  • 1961 Anayasası egemenlik haklarının kullanımın farklı organlara dağıtmış ve bunun sınırını belirlemiştir.
  • ‘’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türk milleti egemenliğinin anayasanın koyduğu esaslara göre,
    yetkili organlar eliyle kullanır.’’ (Anayasa 6. Madde)
  • 1961 anayasasında, anayasanın üstünlüğü ön görmüştür.
  • Kanunların anayasaya aykırı olamayacağı öngörülmüştür.
  • Anayasa mahkemesi kanunları denetlemek için 1961’de kurulmuş.

5

  • Devlet iktidarı etkili bir şekilde paylaştırılmıştır.
  • Yasamayı 2 meclise bölerek iktidarı paylaştırmıştır.
  • Yürütme ve idariye alanı içinde özerk kurumlar kurmuştur. Örn: TRT
  • 1961 anayasasında çoğulcu toplum yapısını güçlendiren hükümler bulunmaktadır:
     Sivil toplum örgütlerinin(dernek, sendika) güçlendiren hükümler; sendika kurma özgürlüğü, vakıf
    özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü…
  • Temel hak ve özgürlükler konusunda son derece ileri düzenlemelere sahiptir.
  • 1961 anayasası kişisel, siyasal ve ‘sosyal hakları’ geniş bir biçimde garanti etmiştir. (Sosyal haklar ilk kez
    Türkiye’de güvence altına alınmıştır.)
  • Temel hak ve özgürlükler kısıtlanmasında güvenceli bir sistem getirilmiştir.
  • 1961 anayasası kanun koyucuya bir takım sınırlamalar getirmiştir.
  • 1971-1973 Yıllarında 1961 Anayasasında Yapılan Değişiklikler
  1. Yürütme organı güçlendirilmiştir. Örn: Bakanlar kuruluna kanun hükmünde kararname yetkisi
    verilmiştir. TRT’nin özerkliği kaldırılmış, üniversitelerin özerkliği zayıflatılmıştır.
  2. Temel hak ve özgürlükler sınırlandırılmıştır. Örn: bütün temel hak ve özgürlüklere ilişkin genel
    sınırlama sebepleri getirilmiştir. Çeşitli hak ve özgürlüklerin anayasal ve yasal sınırlamaları sebepleri
    arttırılmıştır. Örn: kamu görevlilerine verilen sendika hakkı kaldırılmıştır.
  3. Yargı denetimine ilişkin değişiklikler ve sınırlamalar getirilmiştir. Örn: Anayasa maddesini iptal
    davası açabilecekler sınırlandırılmıştır. Devlet güvenlik mahkemeleri kurulmuştur. Askeri yüksek idari
    mahkemeleri kurulmuştur.
     Özgürlüklerin sınırlandırılması, otoritenin güçlenmesi adına yapılan değişikliklerdir.
  • 1980’lere doğru terör ve şiddet olayları artmış. Güçlü bir hükümet yok, seçim sistemiyle alakalı 1961
    anayasası barajsız dehond sistemi kullanmıştır.
  • Çoğunluk sağlanamayınca koalisyon kurulur ama karar alınamıyor. Sonucunda 12 Eylül 1980 de askeri
    darbe olmuştur. Kenan Evren ve 4 kuvvet komutanı öncülüğünde, MGK (Milli Güvenlik Konseyi), darbenin
    nedenini bildiriyle yayınlamışlardır.
  • MGK 1 numaralı bir kanun çıkartmıştır ve bu kanunla anayasa ve kanun yapma yetkisini kendinde
    toplamıştır. Ayrıca çıkarttıkları kanunlar ve anayasa değişiklikleri yargı denetimine tabi değildir.
  • Haziran 1981 de kurucu meclis hakkında kanun çıkartmıştır. Bu kanun uyarınca kurucu meclisin görevleri:
    kanun koymak, değiştirmek, kaldırmak ve yeni bir anayasa hazırlayıp, kabul etmektir.
  • Danışma meclisinin 40’ını doğrudan doğruya MGK atar. 120 kişiyi de illerde valinin gösterdikleri arasından
    MGK atar. Kurucu meclis içinde son söz daima MGK’nındır.
  • Kurucu meclis oluşturulduktan sonra danışma meclisi bir meclis hazırlamış ve kabul etmiştir. Daha sonra
    bu metni MGK bazı değişiklikler yaparak kabul etmiştir. Sonuç olarak kurucu meclis tarafından kabul
    edilen anayasa metni halk oylamasına sunulmuştur.
  • 1982 anayasası halk tarafından %91,3 oranında kabul edilmiştir.
  • 6 Kasım1983’te TBMM seçimleri yapılmıştır.
  • 6 Aralık1983’te TBMM başkanlık divanı seçilerek, TBMM görevine başlamıştır.
  • 12 Eylül 1980 – 6 Aralık 1983 milli güvenlik konseyi 600 üzerinde kanun çıkarılmıştır ve neredeyse
    kanunları değiştirdiler.
  • 1982 anayasasının geçici 15.maddesi uyarınca MGK önünde çıkarılan kanunların ve kanun hükmünde
    kararnamelerin anayasaya uygunluk denetimini yasaklamıştır.

6

  • Geçici 15.maddenin hükmü, anayasa değişikliğiyle kaldırılmıştır.
    -> 1961 ve 1982 Anayasaların Yapım Süreçlerinin Karşılaştırılması
  • Benzerlikler
  • Her iki anayasada askeri darbeden sonra yapılmıştır.
  • Her iki anayasayı hazırlayan kurucu meclis 2 kanatlıdır. 1’inde asker diğerinde siviller vardır.
  • Her iki kurucu meclisinde sivil kanadı halk tarafından seçilmemiştir.
  • Her iki anayasada kurucu meclis tarafından kabul edildikten sonra halk oylamasına sunulmuştur.
  • Farkları
  • Her iki kurucu meclisin sivil kararı halk tarafından seçilmemekle birlikte, temsilciler meclisi daha temsili
    bir niteliktedir.
  • Temsilciler meclisinde demokrat parti dışında siyasi partiler temsil edilmekle birlikte, danışma meclisi
    tümüyle partisiz bir meclistir.
  • Danışma meclisi daha bürokrasi ağırlıklı bir meclistir. Bürokratlar daha yoğun. + 1982 anayasasının kabul
    edilmemesi durumdan ne olacağı belli değil,1961 anayasasının kabul edilmesi halinde ise tekrar baştan
    yeni bir anayasa yapılacağı belliydi.
  • 1982 Anayasasının yapılış sürecinde eleştiri tamamen yasaktı.
  • 1961 anayasasının kabul edilme sürecinde görüşler nispi bir rahatlık içinde ifade edilmekteydi. + 1982
    anayasasının kabulüyle birlikte Kenan Evren otomatik olarak cumhurbaşkanı seçilmekteydi,1961
    anayasasında böyle bir şey yok.
  • Temsilciler meclisinin yetkileri danışma meclisine göre daha fazlaydı.

1982 Anayasasına Genel Bir Bakış ve Anayasanın Başlıca Özellikleri

 17 büyük değişiklik yapılmış toplam 177 maddeden 113ü değiştirilmiştir
1. 1982 Anayasası kazuistik bir Anayasadır (çok karışık, maddeli ve ayrıntılı). Anayasamızda 177 madde var,
19 maddesi geçicidir ve genel hükümler vardır, maddeler de uzun yazılmıştır.
 Başlangıç ve 7 kısımdan oluşmaktadır.
 1. kısım 11 maddeden oluşmaktadır ve temel ilkeleri içermektedir (devletin şekli, cumhuriyetin
nitelikleri, devletin ilkeleri…)
 2. kısım temel hak ve özgürlükleri düzenler ve 12 ile 74 madde arasındadır.
 3. kısımda devletin (cumhuriyetin) temel organları düzenlenmiştir, 75 ila 160 maddesi arası
 4. kısımda mali ve ekonomik hükümler ele alınmıştır, 161 ila 173 arasındaki maddeler.
 5. kısımda tek madde inkılap kanunlarının korunması yönündedir, 174 maddedir.
 6. kısım geçici hükümler, 19 madde vardır.
 7. kısımda anayasanın değiştirilme usulleri vardır ve son kısmıdır.

2. 1982 Anayasası sert ve katı anayasadır. Normal kanunlardan daha zor usullerle değiştirilir.
3. 1982 Anayasası bir geçiş dönemi öngörmüştür. Sadece 1 kereliğine cumhurbaşkanı seçilmesi anayasanın
değiştirilmesiyle olmuştur.
4. Milli Güvenlik konseyi 6 yıl için cumhurbaşkanı konseyi haline çevrilmiştir. Anayasanın değiştirilmesi 6 yıl
için üye tam sayısının 3/4 çoğuluna bağlanmıştır.

7
5. 12 Eylül 1980’den önce siyaset yapanlar için 3 ile 10 yıl arası için siyaset yapma yasağı getirilmiştir.
6. 1982 Anayasası devlet yapısı içinde yürütme organını güçlendirmiştir. Yürütme organı içerisine
cumhurbaşkanının yetkileri fazladır. (Klasik bir Parlamenter Hükümet sisteminde öngörülenden fazladır)
7. 1982 Anayasası, az katilimce demokrasi modelini benimsemiştir. Büyük ölçüde, siyasetten uzaklaşmayı
amaçlıyordu. Siyasi partilerin kadın kolları kurması, yurtdışında siyaset yapılması yasaktı, dayanışma
yasakları vardı, dernek sendika meslek kuruluşları ve vakıflar işbirliği yapamazdı. Üniversite öğrencilerinin
siyasi partilere üye olması yasaktı. 1995 yılında bu yasaklar kal dirildi.
8. 1982 Anayasası, karar alma mekanizmalarındaki tıkanıkları gideren hükümler içermektedir.
Rasyonelleştirilmiş parlamentarizm benimsenmiştir: Parlamenter sistemde işlerlik kazandıran, gereksiz
tıkanma ve bunalımları önlem amacı güden kurum ve kurallara yer veren bir sistemdir.
 Bunlar ne türdür?
 Cumhurbaşkanına verilen seçimleri yenileme yetkisi kolaylaştırılmıştır. Örneğin, 116 madde TBMM
başkanının ve cumhurbaşkanı seçimi kolaylaştırılmıştır. 2 meclis sisteminden vazgeçilmiştir. Siyasi parti
grubu kurmak zorlaştırılmıştır. 61 ́de 10 üye gerekirken bu sayı 20 üyeye çıkartılmıştır. Bu hüküm meclis
aksatmamak içindir. 61` de toplantı yeteri sayısı üye tam sayısının salt çoğunluğudur, 1982 anayasasına göre
üye tam sayısının 1/3’üne düşürülmüştür.

1982 Anayasası Hakkında Daha Detaylı Bir Okuma İçin: 1982 Anayasası Değişiklikleri ve İlkeleri

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir